Esaretin Bedeli

Sahip olduklarımızın değerini nasıl anlarız? Belki de bu sorunun cevabı için çekildi bu film. Bir insanın elinden özgürlüğünü alırsanız onu geri almak için vereceği mücadele, şaşırmanıza neden olabilir. Esaretin Bedeli filminden anladığımız kadarıyla yaşama arzusu, arzuların en kuvvetlisi. Stephen King’in Rita Hayworth ve Shawshank’ın Kefareti isimli romanından beyaz perdeye uyarlanan Esaretin Bedeli, başta İMDb olmak üzere, birçok otorite tarafından “gelmiş geçmiş en iyi filmler listesinin” başında yer alıyor. Filmin yönetmeni ve senaristi Frank Darabont, izleyiciye vermek istediği duyguları oldukça sakin ve duru bir şekilde ekrana yansıtıyor. Özgürlük duygusunun öneminin şahlandırıldığı filmde geçen aforizmalar, filmin çok sağlam bir edebi ve felsefi altyapıya dayandırıldığının bir göstergesi.
Vizyona girdiği tarihte beyaz perdede pek ilgi görmeyen Esaretin Bedeli, daha sonra eleştirmenlerin hakkında yaptığı yorumlar ve aldığı ödüller sayesinde DVD, televizyon ve internet aracılığıyla büyük izlenme sayılarına ulaştı. Forrest Gump’la aynı dönemde vizyona girmiş olması filmin bir şanssızlığı olarak nitelendirilebilir. Öyle ki 1995 yılındaki Oscar ödüllerinde bir çok kategoride aday olmasına rağmen ödül alamamıştır.
1994 yılı ABD yapımı filmin, başrollerinde Tim Robins ve Morgan Freeman yer alıyor. Tim Robins’in hayat verdiği Vandy karakterinin karısını ve karısının sevgilisini bir yatakta basmasıyla başlayan filmde, Vandy karısını ve sevgilisini öldürmekle suçlanarak hapse mahkum ediliyor. Suçu kabul etmeyen Vandy’nin cezaevinde yaşadıkları izleyiciye anlatılırken, Vandy’nin özgürlüğü için verdiği mücadele ve hayata olan sıkı bağları insanı etkileyen önemli unsurlar olarak göze çarpıyor. İzleyiciye umut, sevgi, dostluk ve özgürlük vadeden Esaretin Bedeli, hem izlerken hem de bittikten sonra insanda iz bırakan filmler arasında en başlardaki yerini yıllardır koruyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir